YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/30196
KARAR NO : 2013/11823
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Esaslı işlemlerin yapıldığı 19.11.2008 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 219. maddesinde aykırı davranılması,
2-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; incelenen dosyada; sanık ile suçtan zarar gören arasında çıkan tartışmada sanığın, “seni kürt Selahattinin yandığı gibi arabanla yakarım ” şeklindeki sözlerle suçtan zarar göreni tehdit ettiğinin kabul edilmesine karşın, tehdit sözlerinin kızgınlıkla söylenmesinin ve mağdurun korkmamasının suçun oluşumunu engellemeyeceği gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.