YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/31061
KARAR NO : 2013/7278
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suçtan doğrudan zarar gören …’nin “kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme” ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunduğu gözetilerek duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılması gerekirken yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesinin 1 fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
2- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Somut olayda, sanığın soruşturma aşamasında kendi evine geceleyin giren kişinin mağdur … olduğunu beyan etmesi, ancak yargılama aşamasında mağdura benzettiğini fakat tam olarak kestiremediğini savunması nedeniyle mağdur hakkında beraat kararı verilmesi karşısında; verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı ve sanığın Anayasa’nın 74. maddesi ile teminat altına alınan “Anayasal dilekçe-şikayet hakkı”nı kullandığı gözetilmeden, iftira suçunun öğelerinin ve suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye karşı suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
3- Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14. madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanığın adli sicil kaydındaki suçun kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle, sanığın suç tarihinde kayden sabıkasız sayılması karşısında, anılan maddede öngörülen uygulama koşulları irdelenmeden, sanığın “sabıkalı oluşu” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.