Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/31656 E. 2013/18489 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/31656
KARAR NO : 2013/18489
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile
suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca para cezasına çevrilmesi ve aynı Kanun maddesinin 4. fıkrasında, uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre, çevrilen para cezası veya tedbir olduğunun, ancak bu madde hükümlerinin uygulanmasının, kanun yoluna başvurmada engel teşkil etmeyeceğinin belirtilmesi karşısında, hükmün temyizi mümkün olduğundan temyiz talebinin reddine dair 24.06.2008 tarih ve 2007/262 Esas 2008/412 karar sayılı red kararı kaldırılarak ,vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık müdafiinin koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi delaletiyle 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan ve suça konu senetteki imzanın sanığa ait olmadığı yönündeki görüş içeren Adli Tıp Kurumu uzmanınca hazırlanan bilirkişi raporu ile Kartal 3. İcra mahkemesince yaptırılan ve senetteki imzanın sanığın eli ürünü olduğunu belirten bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan Adli Tıp Kurum Fizik İhtisas Yüksek Kurulundan yeniden rapor aldırılıp, şikayetçiler hakkında aynı senet nedeniyle resmi evrakta sahtecilik suçundan Kartal 5. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyası getirtilip incelendikten ve şikayetçi Adnan Ekşi dinlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi
2-5237 Sayılı TCK’nın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetilmeden, 26.12.2005 olan suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK’nın 285/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
3- Kabule göre,
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 Sayılı ”Çek Kanunu” ile 3167 Sayılı ”Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılarak 3167 Sayılı Kanunun 13/1. maddesinde düzenlenen çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında, 5271 sayılı CMK.’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunduğu anlaşılmakla; hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.