Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/7743 E. 2012/7050 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7743
KARAR NO : 2012/7050
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 1412 sayılı CMUK’un 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm veriler ile, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının açıklanması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın, madde bağımlılığı ve psikolojik rahatsızlık nedeniyle Yalova ve Lüleburgaz Devlet ve Edirne Tıp Fakültesi hastaneleri ile özel bir hastanede tedavi gördüğünü, olay sırasında rahatsızlığının etkisiyle tehdit etmiş olabileceğini savunması karşısında, öncelikle sanığa zorunlu müdafi atanıp savunmasının müdafi huzurunda yapılması, TCK’nın 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” hususunda rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nm 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2.-fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.