YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10745
KARAR NO : 2013/1818
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-a) Sanıklar …, …, …, … ve …’a yükletilen infaz kurumunda veya tutukevine yasak eşya sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
b) Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma ve infaz kurumunda yasak eşya bulundurma eylemleri nedeniyle verilen beraat hükümlerinin de hukuka uygun olduğu,
Anlaşıldığından sanıklar …, …, …, …, … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında infaz kurumunda yasak eşya bulundurma ve sanıklar … ile … hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a) Sanık …’in aşamalardaki savunmasında, suça konu cep telefonunu, aynı cezaevinde kalan …’ın tahliye edilmesinden sonra, ….,’a verdiğini,
.
telefonu bu şekilde temin ettiğini belirtmesi karşısında, TCK’nın 297/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanıklar … ve … hakkında ise,
aa) Adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” olumlu değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesinde belirtilen takdiri indirim sebebinin uygulanmasına karşın; erteleme ve CMK’nın 231. maddesi hükümleri yönünden ise “sanığın şahsi ve sosyal durumu ve ayrıca duruşmada edinilen izlenim itibariyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu izlenim edinilmediği” gerekçesiyle sanıklar hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi suretiyle cezaların şahsileştirilmesinde çelişkiye düşülmesi,
bb) Hükümlerden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/l-2 madde ve fikralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2 madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.