Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/1564 E. 2013/2830 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1564
KARAR NO : 2013/2830
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tefecilik suçunda suç öğeleri ve ceza uygulaması, eylemlerin 1.6.2005 tarihinden önce veya sonra gerçekleştirilmesine göre farklılık göstermektedir. Anılan suç;
a-765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde, suç, CGK’nın 3.7.1995 tarih ve 1995/207-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması, bir başka deyişle ödünç para verme işinin meslek haline dönüştürülmesi durumunda oluşmaktadır. Suçun yaptırımı ise 2279 sayılı Yasanın 2520 sayılı Yasa ile değişik 17. maddesinde düzenlenmiştir.
b-1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde ise suç; “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, …” biçiminde tanımlanmıştır. Bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin önemi yoktur. Bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyecek, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesi olanaklı görülecektir. Ayrıca, tefecilik suçunda, faiz karşılığı borç para alan kişi meşru zeminde bulunmadığından suçun mağduru olarak kabul edilemeyecektir.
Yargılamaya konu somut olayda; … isimli kişinin 02.11.2006 tarihinde evinde yaralı olarak bulunması üzerine yapılan soruşturmada; kriminal rapora göre …’un eli ürünü olduğu tespit edilen “tefeciden %8 faizle 100 milyar borç aldığı, işleri iyi gitmediğinden borcu ödeyemediği, tefecinin kendisini sıkıştırdığı, bürosuna öldürmeye gittiği, …’a ait olan çekleri kendisinin imzalayıp tefeciye verdiği, imzanın … …’e ait olması nedeniyle ona bir zarar gelmeyeceği, Adli Tıbbın imzaları çözeceği” şeklindeki notlar, …’un iş ortağı ve yakın arkadaşı olan …’ın, soruşturma aşamasındaki “…’un 13 ay önce tefeciden 100 milyar aldığı, aylık 8 milyar para ödediği, üç adet çekini tefeciye verip kendisini de kefil gösterdiği, ancak işleri iyi gitmediğinden borcu ödeyemediği” şeklindeki anlatımı ile duruşmadaki “şirketine ait 3 adet çek yaprağının … tarafından keşide edilip sanığa verildiğini, sanığın ciro silsilesinde yer aldığını, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2006/15036 dosyası üzerinden takip yapıldığını, çekteki imzaların kendisine ait olmaması nedeni ile savcılığa şikayette bulunduğunu” belirtmesi, …’un kardeşi ve
arkadaşı olan tanıklar … … ile … …’in, “… un … adındaki bir tefeciden para aldığı, her ay 8 bin TL ödeme yaptığı, borcu ödeyememesi nedeni ile tefecinin …’u sıkıştırdığı” yönündeki anlatımları, sanığın, …’u tanımadığı, … … ile binanın dekorasyon ve perde işinin yapılması hususunda anlaştığını, para verdiğini, … …’ın, nakit parası olmadığından 108.000,00 YTL borcu karşılığında mağdur … ve … …’e ciro ettirerek, ortağı … Pekdemir’e çek verdiğini, çekin tahsili için İcra Müdürlüğüne takibe koyduğunu, … …, imza inkarında bulunarak takibi durdurduğunu savunması birlikte değerlendirildiğinde; …’un iş ortağı olan tanık … … tarafından keşide edilmiş gibi gösterilen çeklerdeki yazı ve imzaların …’un eli ürünü olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “…’a faiz karşılığı ödünç para verdiğinin ve tefecilik yaptığının saptanamadığı, tefecilik suçunun oluşabilmesi için sanığın bir kişiye birçok kez ya da birçok kişiye faiz karşılığı ödünç para verip, tefeciliği kazanç elde etmeye yönelik meslek haline de getirmesinin gerektiği, olayda ise bu hususun da saptanamadığı” şeklindeki dosyada bulunan kanıtlarla örtüşmeyecek biçimdeki gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan … Hazinesi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.