YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16079
KARAR NO : 2012/24916
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın imar kirliliğine neden olma eylemi nedeniyle mühürlenen binanın inşasına devam ederek mühür bozma suçunu da işlemesi karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230/1. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının davanın tarafları ile herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde denetimi sağlaması ve disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm veriler ile bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, bu bağlamda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, kanıtların tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, yargılama sonucunda oluşan vicdani kanıya göre, suç oluşturduğu sabit görülen eylem ve bunun nitelendirilmesine ilişkin değerlendirmelerin açıkça gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeden yoksun şekilde karar verilmesi,
2- Mahallinde uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılıp, tutanak tanıkları usulünce dinlenerek, yapı tatil zaptında açıklanan ruhsata aykırı inşaatın nelerden ibaret olduğu, TCK’nın 184/1. maddesi kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığı, 12.10.2004 tarihinden önce veya sonra yapıldığı saptanmadan ve Belediye Başkanlığına yazılacak yazı ile söz konusu yerin belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı ve özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmeden, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
3- CMK’nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK’nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında “cezası ertelendiği görülmekle şartları bulunmadığından” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
4- Sanığın ruhsatsız inşaatın 19.10.2006 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek durdurulması sonrasında, kamu davası açılmadan önce ruhsat almaksızın inşaata devam ettiğinin 22.11.2006 tarihli tutanakla tespiti karşısında; eylemin zincirleme olarak devam ettiği ve sanığın cezasında TCK’nın 43. maddesi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suçtan zarar görme olasılığı nedeniyle kamu davasına katılma hakkı bulunan Maltepe Belediye Başkanlığına, duruşma günü ve iddianame tebliğ edilip kamu davası açıldığı duyurulmadan, yokluğunda karar verilerek, CMK’nın 260 ve 234. maddelerine göre aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.