Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/19409 E. 2013/20459 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19409
KARAR NO : 2013/20459
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tehdit suçuna ilişkin cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından;
1- Sanık … müdafiinin tehdit suçuna ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık hakkında özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan kurulan hükümde, sanığın aldığı bilgisayarın arızalanması üzerine aldığı yere götürüp tamir edilmesini isteyip, mağazaya giderken birkaç kez piyade yüzbaşısı kıyafeti giymesinin tehdit suçunun işlenmesini ne şekilde kolaylaştırıp suçun işlenmesine olanak sağladığı açıklanmadan verilen cezanın TCK’nın 264. maddesinin 2. fıkrası ile artırılması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 264/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.