YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21507
KARAR NO : 2012/24473
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca mücavir alanda veya özel imar rejimine tabi yerler dışında anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu binanın belediye sınırı veya mücavir alanında ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorulmak suretiyle kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Sanığa yükletilen, kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma biçimindeki somut olayda; kamunun uğradığı somut, maddi bir zarar bulunmaması ve sanığın sabıkasız olması karşısında, “sanığın suça konu yapıyı yıkmadığı ve henüz ruhsat da almadığı dosya kapsamından ve sanık ikrarından anlaşılmakla, CMK.’nın 231. maddesinde öngörülen yasal şartların mevcut olmadığı” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Şikayetçi … vekilinin vekaletname ibraz etmemesi ve usulüne uygun katılma kararı verilmemesine karşın, …’nın katılan olarak kabulü ile lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.