Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/21620 E. 2013/17176 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21620
KARAR NO : 2013/17176
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda, kayınpederi olan katılanın, çocuğunu kendisine göstermediğini savunmuş olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/1-d maddesinde yer alan; “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak sanığın, yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik kanuni amacın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Nitekim, karar tarihinde yürürlükte bulunan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/3. maddesi uyarınca, belirli yerler ve etkinlikler; “sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde ya da bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.” biçiminde tanımlanmıştır. İncelenen dosyada işlenen suçla bağlantısı bulunmadığı halde, sanığın, 2 ay 20 günlük hapis cezasının, “Elazığ ilinde (yapılan – yapılacak olan) fuar ve şenliklere gitmekten yasaklanma” tedbirine çevrilmesi,
3-CMK’nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, maddi (somut) zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihinden önce sabıkası bulunmayan sanık hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadan “sanığın suç sebebiyle katılana karşı zarar gideriminde bulunmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.