YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21720
KARAR NO : 2012/24477
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık hakkında mühür bozma suçundan kamu davası açılmış olması karşısında, bu suçtan yasa yoluna konu bir hüküm kurulmamışsa da zamanaşımı süresi içinde karar verilebileceği mümkün görülerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Sanığa yükletilen, kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma biçimindeki somut olayda; kamunun uğradığı somut, maddi bir zarar bulunmaması ve sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız olması karşısında, “TCK’nın 184/5 maddesinde etkin pişmanlık söz konusu olduğu ve kamunun uğradığı zararın karşılanmadığı” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.