YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21871
KARAR NO : 2012/24465
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Sanığa yükletilen, kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız ilave kat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma biçimindeki somut olayda; kamunun uğradığı somut, maddi bir zarar bulunmaması, sanığın sabıkasız olması ve tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi karşısında “kamunun uğradığı bu zarar karşılanmamış olduğundan ve ayrıca da 5237 sayılı TCK’nın 184/5 maddesi gereğince ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan bina imar ve plana uygun hale getirilirse hüküm kesinleşmiş olsa dahi verilen ceza ortadan kalkacağından” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanık müdafiinin, son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını istemiş olmasının, hapis cezasının, TCK’nın 50/1. maddesi gereği, adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilmeden, bu hususta da değerlendirme yapmak yerine, sadece hükmolunan cezanın adli para cezasına çevrilmeme sebebinin kararda tartışılması,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.