YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23782
KARAR NO : 2012/31144
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumu veya cezaevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar … ve … hakkındaki infaz kurumu veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
TCK’nın 297/2. maddesinin hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 07/07/2011 tarih ve 2010/69-2011/116 sayılı kararı ile iptal edilerek yürürlükten kalkmış olması karşısında, Dairemizce benimsenen görüşe göre, TCK’nın 297/1. maddesi kapsamında, cezaevinde tutuklu olarak bulunan sanıkların, diğer sanık … tarafından cezaevine sokulduğu kabul edilen cep telefonu ile yaptıkları görüşmelerin süre, sayı ve sıklığına göre eylemlerinin kanuni tanımda yer alan “haberleşme aracı bulundurma” niteliğinde olup olmadığı tartışılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre ise; sanıklar …, … ve …’ın sabıkasız oluşu dikkate alınarak, CMK’nın 231/6. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme koşulları bağlamında değerlendirme yapılması yerine “suçun işlendiği yerin özelliği, suçla korunan hukuki yarar, cezadan beklenen yaptırım gücü ve kamu yararı” gibi ilgili maddede belirtilen koşulları karşılamayan ve yasal olmayan gerekçelerle sanıklar hakkında lehe olan ilgili hükümlerin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanıklar …, … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
KARŞI OY;
TCK’nın 297/1. maddesindeki suçun hareket öğelerinin; “…. sokan veya bulunduran” şeklinde gösterilmesi ve mahkemece telefonu cezaevine sokan ve bulunduran failin sanık … olduğunun oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, TCK’nın 2. maddesinde düzenlenen kanunilik ilkesi açısından, aynı telefondan görüşme yapmanın bu suçun maddi ve manevi öğelerini oluşturmayacağı ve telefonla usule aykırı görüşme yapma fiilinin, cezaevi disiplin kurallarını ihlalden ibaret bulunduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun sanıklar … ve … hakkındaki bir numaralı bozma nedenine iştirak edememekteyim.