Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/23848 E. 2012/173 K. 09.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23848
KARAR NO : 2012/173
KARAR TARİHİ : 09.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun alıkonulması, hakaret, tehdit, iftira
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca sanık … ve O yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Çocuğun alıkonulması ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1) Sanığa yükletilen çocuğun alıkonulması eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
2) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün de yasaya uygun olduğu,
Anlaşıldığından sanık … ve O yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- İftira suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Taraflar arasında kız kaçırma nedeniyle gerçekleşen tartışmada, sanığın bu sırada, önce katılan … tarafından yaralandığını, daha sonra ise; araya giren tanık …’un kendisini yaralamış olabileceğini hatırladığını söylemiş olması karşısında; olay günü tarafların arasında cereyan eden tartışmanın maddi bir olgu olduğu, yaralanmayı belgeleyen tıbbi raporun bulunduğu, katılan hakkındaki takipsizlik kararı ile savunmanın aşamalarda gösterdiği değişikliğinde iftira suçunun belli başlı kanıtları olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde, sanığın kendi kendisini yaralayarak suçun delil ve emarelerini uydurduğu yolundaki kanıya nasıl ulaşıldığına dair başkaca net ve kesin kanıtlar gösterilmeden hüküm konulması,
2)Kabule göre ise;
Sanığın 18.01.2008 tarihli duruşmadaki, kendisini katılan …’nun bıçakla yaralamadığı biçimindeki savunmasının iftiradan dönme niteliğinde olduğu ve TCY’nın 269/2. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile anılan maddenin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.