Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/5446 E. 2013/17103 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5446
KARAR NO : 2013/17103
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasıtlı suçtan sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceği konusunda bir karar verilirken, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinin gerekmesi, hükmolunan hapis cezasının yargılama sürecinde sanığın pişmanlık duyduğuna dair mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle seçenek yaptırımlara çevrilmemesi karşısında, “ adli sicil kaydından anlaşılan sabıkasız geçmişi de göz önüne alındığında tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşması ” biçimindeki kanuni olmayan ve çelişkili gerekçe ile hükmolunan kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi,
2-Kabule göre de,
Sanığın sabıkasız olduğunun ve tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezasının ertelendiğinin anlaşılması, tehdit suçunda giderilmesi gereken maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.