Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/12447 E. 2013/30696 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12447
KARAR NO : 2013/30696
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Katılan sanık …’ın yaralama, katılan sanıklar …, …, … ve …’ın hakaret eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılan sanıklar … ve … vekili ile katılanlar …, … ve…, katılan sanıklar …, … ve … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanıklar …, …, … ve …’a yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından
a) Sanıklar …, … ve …’ın yaralama suçlarına ilişkin olarak katılan … vekilinin, sanıklar …, … ve … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b) Sanık … hakkında kurulan hükümlerde ise; TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile katılanlar … ve … vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “TCK’nın 53/l-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesine”, cümlesinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içeriğine göre, katılan sanık …’ …’in kızı…’in olaydan kısa bir süre önce evlendiği eşi … ile aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı ailesinin evine dönmesi üzerine, babası İbrahim ile birlikte akrabaları olan diğer katılanlar …, …, … ve …’ın olay günü Erbaa’daki eşi ile müşterek evlerine eşyaların paylaşımı amacıyla gitmeleri nedeniyle meydana geldiği anlaşılan suça konu olayla ilgili olarak; katılanlar …, …, … ve …in, sanık …’ın olay esnasında silah çektiğine ilişkin aşamalardaki tutarlı ve istikrarlı beyanlarının tanık …’ın 21/04/2010 tarihli yeminli ifadesi ile doğrulanması, sanığın, soruşturma evresindeki belinde bulunan silahla ilgili “üzerine gelirlerse silahı kullanabileceğine” dair sözlü, kovuşturma evresinde ise “..boğuşma sırasında silah elime geldi, silahı elimde görünce üzerimden geriye çekildiler..” şeklindeki yazılı savunmaları karşısında, tanık …’ın ifadesi yöntemince tartışılıp tüm deliller birlikte takdir edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılanlar …, …, … …, …, … ve … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.