Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/14260 E. 2013/30087 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14260
KARAR NO : 2013/30087
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Ruhsatsız silah taşıma, tehdit, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık … hakkında, ruhsatsız silah taşıma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen, kamu davasının reddi ve beraat kararlarının gerekçesine yönelik olmayan temyiz talebinde hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Diğer hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık …’ya yükletilen mala zarar verme ve tehdit, sanık … yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
a-Mala zarar verme suçuna ilişkin cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b-Tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerde;
Tehdit eylemini sanık … ile fikir ve irade birliği içinde gerçekleştiren sanık … hakkında, TCK’nın 106/2-c maddesi yerine TCK’nın 106/2-a ve 39. maddeleri uygulanmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.