YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14521
KARAR NO : 2013/30751
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören ve CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı olduğu belirlenen müşteki …’ya kamu davasına katılmak isteyip istemediği sorulup katılma konusunda bir karar verilmemiş ise de; tüm aşamalarda sanıklardan şikayetçi olması ve temyiz dilekçesindeki sanıkların cezalandırılmasına yönelik talebin katılma isteği niteliğinde olduğu anlaşıldığından, anılan Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca müşteki …’nın davaya katılan avukatı …’nin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık …’in hakaret eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan … vekili’nin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında tehdit eyleminden verilen beraat kararına yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın aşamalardaki beyanında, sanığın, kendisine “Bak … bu iş iyilikle olsun, ben çok kötü şeyler yapacağım,artık benim kaybedecek bir şeyim kalmadı” şeklinde mesaj göndererek tehdit ettiğini iddia etmesi, Cumhuriyet Savcılığınca ifadesi alınırken mesaj içeriğinin ifade tutanağına geçmesi ve katılanın beyanını doğrulaması, ayrıca sanığın alınan savunmasında, mesaj içeriğini doğrulayarak mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etmesi karşısında, sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yeterli delil bulunmadığı şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.