Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/17209 E. 2013/3677 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17209
KARAR NO : 2013/3677
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

Geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan, suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 10/05/2011 tarihli ve 2011/82 esas, 2011/321 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2012 gün ve 141400 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Tüm dosya kapsamına göre, isnat olunan eylemi gayri muayyen bir saatte işlediği anlaşılan sanık hakkında, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince fiilin gündüzden sayılan zaman diliminde gerçekleştiğinin kabulü ile bu yönde ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında, hırsızlık, mala zarar verme ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılan kamu davalarında, Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 10/05/2011 tarihli ve 2011/82 esas, 2011/321 sayılı kararı ile, hırsızlık suçundan 1 yıl 4 ay hapis, geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 8 ay hapis ve mala zarar verme suçundan, 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden, suçun işlendiği zaman diliminin tam olarak belirlenememesi nedeniyle, TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 3. fıkrasında “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil belgesi ve dosya içerisindeki ilamlara göre, 16.01.2008 olan suç tarihinden önce, hakkında verilmiş herhangi bir hapis cezasının bulunmadığı, adli para cezasına ilişkin mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, hapis cezasına ilişkin mahkumiyetlerinin ise suç tarihinden sonra kesinleştikleri, bu nedenle suça sürüklenen çocuğa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 31/3. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının, anılan Kanun’un 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerekirken, emredici nitelikteki bu hükme uyulmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, yasa yararına bozmaya konu yapılmadığından belirtilen yasa yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Y.C.G.K.’nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen “yasa yararına bozma” kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Yasa yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılması, yapılan açıklamalar ışığında olanaklı bulunmamaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Yasa yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, yasa yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.