YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18153
KARAR NO : 2013/30274
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyizin kapsamının sanıklar … ve … hakkında tehdit ve yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanıklar … ve …’a yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK’nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, infazı kısıtlayacak şekilde çalıştırılacak iş kolunun da gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar …, … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak, “sanık …’ın büro hizmetleri alanında”, sanık …’ın “park ve bahçe işleri alanında çalıştırılması” ibarelerinin çıkartılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … hakkında tehdit ve sanık … hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianame içeriği, katılan ve tanık beyanlarına göre, sanıklar … ve …’ın katılanı birlikte ölümle tehdit etmeleri biçimindeki eylemlerinin, birden fazla kişiyle tehdit suçunu oluşturabileceği ve kanıtların takdiri, eylemi nitelendirme ve davaya bakmanın asliye ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- Kabule göre,
a- 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5.maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerektiği, anılan zararın, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamadığı ve somut olayda sanığa yükletilen yaralama suçu nedeniyle katılanın mahkemece saptanmış ve ödenmesi gereken maddi bir zararının bulunmadığı gözetilmeden, sabıkasız sanık … hakkında “koşulları bulunmadığından” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK’nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, infazı kısıtlayacak şekilde çalıştırılarak iş kolunun da gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar …, …, … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.