Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/18650 E. 2013/1462 K. 24.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18650
KARAR NO : 2013/1462
KARAR TARİHİ : 24.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle,başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ,dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar,belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
1-TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içerisinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle suça konu yapının bulunduğu yerin, özel imar rejimine tabi mi yoksa belediye ya da mücavir alan sınırlarında mı olduğu araştırılmaksızın eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de,
Sabıkası bulunmayan sanığa yükletilen kendine ait arsa üzerinde ruhsatsız bina yapmak suretiyle oluşan imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmaması ve ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirilmesinin ise ancak TCK’nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilmesi karşısında, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, suçtan kaynaklanan zararın giderilmediği, suça konu yapıyı yıkmadığı, ruhsat almadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.