Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/21778 E. 2012/23371 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21778
KARAR NO : 2012/23371
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişilerin huzur ve sükununu bozma, yaralama, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıkların hükümleri katılan sıfatıyla temyiz etmedikleri kabul edilerek yapılan incelemede,
1-Sanıklar … … ve …’na yükletilen tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, yaralama, mala zarar verme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin eleştiri dışında doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık … …’ın, aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan katılan … ile tartıştığı, av tüfeği ile onu yaraladığı, aynı tüfekle havaya ateş ettikten sonra, müşteki …’na ait park halindeki araca da ateş ederek camın kırılmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında, eylemlerinin silahlı tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturacağı gözetilerek, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yasal olmayan hukuki nitelendirme ile TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, suçta kullanılan av tüfeğinin, sanığın oğlu … Dikilitaş’a ait olduğu ve sanık tarafından rıza dışında alındığının anlaşılması karşısında, tüfeğin sahibine iadesine karar verilmesi yerine, TCK’nın 54. maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve sanık … … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası 5320 sayılı Kanunun 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMK’nın 322.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, “emanette kayıtlı av tüfeğinin, ruhsat sahibine iadesine karar verilmesi” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, … …’a ait evin kapısını tekmeleyip taş atma biçiminde kabul edilen eyleminde, TCK’nın 123. maddesinde ifadesini bulan mağdurun huzur ve sükununu bozma özel kastının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine hükümlülüğüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, 1412 sayılı CMK’nın 325. maddesi uyarınca bozmadan, kararı temyiz etmeyen diğer sanık … …’nın da yararlandırılmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.