YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22033
KARAR NO : 2013/31045
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Diğer temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanık …’nın katılanlar ve müştekiye karşı tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2)Sanık …’nın katılanlar ve müştekiye karşı tehdit ve hakaret eylemleriyle katılan …’a yönelik tehdit ve hakaret suçları yönünden; sanığın, katılan …’a yönelik hakaret suçundan verilen ceza tek başına temyizi kabil olmamakla birlikte, diğer katılan ve müşteki ile bu katılana aynı olayda ve aynı zamanda hakarette bulunulmuş olması ve TCK’nın 43/2.maddesinin uygulanması karşısında, bu kararın da temyizi kabil hale geldiği kabul edilerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın önce katılan …’a yönelik tehdit ve hakaret suçunu işlediği hemen arkasından olay yerine gelen diğer katılan …, müşteki … ve katılan …’a yönelik tek eylemle yine tehdit ve hakaret suçlarını işlediği anlaşıldığından, sanığın açıklanan bu eylemlerinin bir bütün halinde birden fazla kişiye hakaret ve tehdit niteliğinde olup olmadığı, TCK’nın 43/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.