Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/22840 E. 2013/30671 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22840
KARAR NO : 2013/30671
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kararda ;
A-Sanık …’ın diğer sanık … hakkında katılan …’ye karşı yaralama ve hakaret suçlarından zarar görmediğinden katılan sıfatı bulunmadığından verilen beraat kararını temyizede yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE
B-Sanık …’ın kendisi hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasına konu Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/878-1042 sayılı ilamındaki cezanın kesin nitelikte olduğunun ve TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50.maddesinin 2. fıkrasında “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez ” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş ise de; sabıka kaydındaki Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarihli mahkumiyetinin adli para cezasına iişkin olması karşısında, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında basit tehdit suçundan tayin olunan 18 gün hapis cezasının aynı Kanunun 50/3. Maddesi gereğince 50/1.fıkrasında yer alan adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin dünüşülmemesi,
3-Sanığın “yargılama sürecindeki davranışları ve eylemden pişmanlık duyması” TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasında olumlu kabul edilirken, bu kez aynı hususlar TCK’nın 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken olumsuz kabul edilerek çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.