YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23809
KARAR NO : 2013/20188
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sabıkasız olan sanığa yükletilen kendi yerine inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmadığı ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmayacağı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2013 tarihinde üye …’in hükmün onanması gerektiği yolundaki karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
…
./..
-2-
KARŞI OY:
TCK’nın 184/1. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmakla oluşur. Diğer bir ifadeyle, ruhsat alınmaması suçun unsurlarından biridir.
Bilindiği üzere, düzenli ve çağdaş şehirleşme ancak yetkili organlarca gerçekleştirilen imar planı ve düzenlemelerine uygun yapılaşma ile mümkündür. Bunun sağlanabilmesi için gerçekleştirilen çare ve mekanizmalardan birisi de inşa faaliyeti öncesinde yapı izni alınmasıdır. İmar izni alınmadan yapılan binalar nedeniyle ulaşım, lojistik, su ve elektrik enerjisi ihtiyacı, bölgede yaşayan insan yoğunluğu vb. açılardan zarar doğduğu ve bu suretle oluşan çarpık ve düzensiz yapılaşmanın giderilmesi amacıyla kamu tarafından fazladan harcama yapılmak zorunda kalındığı da açıktır.
Öte yandan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 2589 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. maddesine göre; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılacak (ilave ve tadilat dahil) her türlü bina inşaatı için inşaat veya tadilat ruhsatının alınması, “bina inşaat harcı”na tabidir. Bu harcın, kamu kurumu olan Belediyelerin gelirleri arasında sayılması nedeniyle, harç ödenmemesi (ve dolayısıyla ruhsat alınmaması) halinde ilgili belediyenin somut maddi zarara uğradığı da bilinmektedir.
Suçun unsuru olan yapı ruhsatiyesinin alınmamasından, bu nedenle de suçtan kaynaklandığı anlaşılan bu zararın soruşturma veya kovuşturma sırasında giderilmediği hallerde, CMK’nın 231/6-c maddesinde öngörülen koşul gerçekleşmediği için, imar kirliliğine neden olma suçunun failleri hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yapı ruhsatı almadan bina yapan, dolayısıyla harç ödememek suretiyle neden olduğu kamu zararını gidermeyen sanık hakkında TCK’nın 231/5. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar veren yerel mahkemenin uygulaması yerinde olup, sanık hakkında sözü edilen atıfet kurumunun uygulanmasına yasal olanak bulunmaması karşısında bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı düşüncesiyle, sayın çoğunluk tarafından benimsenen bozma görüşüne katılmıyorum.
…
Muhalif Üye