YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24492
KARAR NO : 2013/20847
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça konu … İli … İlçesi 412 ada 2 parsel ve 413 ada 2 parselde bulunan taşınmaz üzerindeki inşaat için 26.08.1998 tarih ve 34 sayılı yapı ruhsatı alınarak inşaata başlandığı, Diyarbakır 2. Hava Taktik Komutanlığınca uçuş güvenliğini tespit için kalibrasyon uçağı ile 07.11.2000 tarihinde yapılan kontrollerde, anılan inşaatın 36.40 metre yüksekliğinde olduğu tespit edilerek bu durumun düzeltilip gerekli işlemlerin yapılması için konunun Diyarbakır Valiliğine bildirildiği, Diyarbakır Valiliği’inin 29.11.2000 tarihli yazısı ile inşaatın uçuş güvenliğini tehdit edeceği ve askeri hava alanları için kullanılacak sivil havacılık mania kriterlerine uymadığının bildirildiği belirtilerek inşaatın durdurulmasının Kayapınar Belediye Başkanlığından istenildiği, Kayapınar Belediye Başkanlığınca da 29.11.2000 tarihli ve 618 sayılı kararla inşaatın durdurulmasına karar verildiği, söz konusu durdurma işleminin Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 14.03.2002 tarih ve 2005/171 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu arada davalı idarece 30.10.2001 tarihinde imar planı değişikliğine gidilerek uyuşmazlık konusu yerdeki kat yüksekliğinin 63.50 metreden 34.90 metreye düşürüldüğü, plan değişikliği uyarınca 30.11.2001 tarih ve 313 sayılı Belediye Encümeni kararıyla 26.08.1998 tarih ve 34 sayılı yapı ruhsatının iptal edilerek 28.12.2001 tarihli mühürleme tutanağı ile inşaatın mühürlendiği, daha sonra 13.02.2002 tarihinde yapılan denetimlerde mühür fekkine gidildiğinin görülmesi üzerine C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, öte yandan ruhsat iptali işlemine karşı daha önce Mahkemenin 2002/11 esas sayılı dosyasında açılan davada davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddi üzerine verilen karara yapılan itiraz üzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesince, 12.07.2002 tarihinde ruhsat iptaline ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulduğu, daha sonra Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince de 31.12.2002 tarih ve 2002/1980 sayılı kararıyla anılan işlemin Belediye Encümeni yerine Belediye Başkanlığınca tesis edildiği gerekçesiyle yetki yönünden iptal edilerek kararın 06.06.2003 tarihinde Davalı İdareye tebliğ edildiği, bunun üzerine Davalı İdarece 09.09.2003 tarih ve 585 sayılı işlemle 26.08.1998 tarih ve 34 sayılı ruhsatın iptal edildiği ve anılan ruhsat iptali işleminin iptali istemiyle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesine dava açıldığı, anılan Mahkemenin 07.05.2007 tarih ve 2004/1874-2007/668 sayılı kararıyla, adı geçen işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 6. Dairesinin 15.09.2009 tarih ve 2007/10277-2009/8473 sayılı kararıyla bozulduğu, bu karara karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Danıştay 6. Dairesinin 18.02.2011 tarih ve 2010/6677-2011/364 sayılı kararıyla karar düzeltme istemi kabul edilerek Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 07.05.2007 tarih ve 2004/1874-2007/668 sayılı ruhsatın iptali işleminin iptaline ilişkin kararın onanmasına karar verilerek iptal kararının kesinleştiği, yine 413 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili tutulan ve sanığın üzerine atılı suçun dayanaklarından birisi olan 14.05.2010 tarihli yapı tatil zaptının iptali istemiyle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesine açılan davanın anılan Mahkemenin 30.12.2011 tarih ve 2010/1904-2011/3890 sayılı kabulüne karar verilerek, adı geçen işlemin iptaline karar verildiği, bu şekilde suça konu yerle ilgili Kayapınar Belediyesi tarafından verilen ruhsatın iptaline ilişkin kararın yargı kararı ile ortadan kaldırılmış olması karşısında, TCK’nın 184/1. maddesi anlamında “yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak yapılmış” herhangi bir bina bulunup bulunmadığı tartışılıp, ruhsatın iptali işleminin iptaline ilişkin idare mahkemesi dosyaları getirilip incelenerek delil olabilecek evrakların onaylı örnekleri dosya arasına konularak ve suçun oluştuğunun kabulü halinde 5237 sayılı TCK’nın 184/1. maddesinin 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle, inşaatın yapım tarihinin tespiti açısından, mahallinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılıp binaların yapım tarihi tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.