YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28144
KARAR NO : 2013/14241
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, mahkumiyetine dair Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2007 tarih ve 2006/424 esas, 2007/467 karar sayılı hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 01.02.2012 tarih ve 2010/1523 esas, 2012/1618 sayılı kararıyla;
“Anayasanın 40/2,1412 sayılı kanunun 310. maddesi ile 5271 sayılı kanunun 231, 234 ve 34/2 maddelerine aykırı olarak hüküm fıkrasında temyiz süresinin başlangıcı ile ilgili olarak “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren” denilmek sureti ile yanıltıcı ifade de bulunulduğu anlaşılmakla …’nın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Görevliye direnme suçunda sanığın eylemlerini birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirilmesine karşın, TCY.nın 43/2. maddesi uygulanmaması ve hakaret suçunun aleni yer olan sokakta işlenmesine rağmen sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 125/4 maddesi gereği artırım yapılmayarak eksik ceza tayini yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasmın şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanığın sabıka kaydında yer alan eski hükümlük kararlarının silinme koşullarının oluştuğu da gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,” şeklindeki gerekçeyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2012 gün ve 2008/23957 sayılı yazısı ile;
“Tebliğnamemizde de açıkladığımız üzere Cumhuriyet Başsavcılığı olarak sanığın yokluğunda verilen hükmü kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 günlük yasal süreden sonra temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
Şöyle ki; Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarih 2011/386 esas ve 2012/99 karar nolu kararında kabul edildiği gibi hüküm fıkrasında kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye verilecek dilekçe veya bulunulacak beyan ile Yargıtay nezdinde temyiz edilebileceği açıkça belirtildiğinden, yanıltıcı bir ifadenin kullanılmadığı kanaatindeyiz. Bilindiği üzere kararlar son oturumda hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde temyiz edilebilmektedir. Karar sanığın yokluğunda ve kendisine usulüne uygun olarak 01/11/2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hüküm ise sanık tarafından 7 günlük yasal süresinden sonra 12/11/2007 tarihinde temyiz edilmistir. Mahkeme tarafından da temyiz süresinde yapılmadığından 14/11/2007 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Sanığın lehine olan durum hükmün tebliğ edilmesidir. Hak ihlali soz konusu değildir. Bu hale göre temyiz isteminin suresinde olmaması nedeniyle CMUK’nun 317. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine dair verilen kararın onanması gerekmektedir.
Bu itibarla sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek ve mahkemece verilen ret kararı kaldırılarak esasa girilmesinin ve görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı hükmün bozulmasına karar verilmesinin isabetli olmadığı düşünülmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabul edilmesi,” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay C.Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 01.02.2012 tarih ve 2010/1523 esas, 2012/1618 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın 01.11.2007 tarihinde tebliğ edilen kararı, yasal bir haftalık süreden sonra 12.11.2007 tarihinde temyiz ettiği, yoklukta verilen kararlarda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, böylece Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386- 2012/99 sayılı kararı da gözetilerek, temyiz süresinin geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.