YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28172
KARAR NO : 2013/19838
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
İnfaz kurumuna yasak eşya sokmaya teşebbüs suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04/12/2007 gün ve 2007/54 esas, 2007/62 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 04/04/2012 tarih ve 2010/11169 esas, 2012/8006 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen infaz kurumuna yasak eşya sokmak eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2012 gün ve 2008/134670 sayılı yazısı ile;
“5237 sayılı TCK’nın 297. maddesinde;
İnfaz kurumuna veya tutukevine silâh, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikrî içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Aynı Yasanın 188/3. maddesinde ise;
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hükümlerine yer verildiği,
./..
-2-
Somut olayda; sanığın Sivrice Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ağabeyine verilmek üzere bir takım eşyalarla birlikte sigara paketinin içine gizlenmiş esrar maddesini görevlilere vererek cezaevine sokmaya çalıştığı, sanığın eyleminin tek bir fiille 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde tanımlanan uyuşturucu maddeyi başkasına vermek ve aynı Yasanın 297. maddesinde tanımlanan cezaevine uyuşturucu madde sokmak suçlarını oluşturabileceği, dosyadaki tüm kanıtları değerlendirip TCK’nın 297/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44. maddesi hükmü de dikkate alınarak hukuki nitelendirmede bulunmanın ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiği,
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27/01/2009 gün, 2008/19882 E, 2009/795 K, 20/05/2008 gün, 2008/5809 E, 2008/9471 K, 29/03/2011 gün, 2009/3514 E, 2011/4107 K, 15/11/2011 gün, 2009/19760 E, 2011/21255 K, 28/12/2011 gün, 2009/25074 E, 2011/25458 K, 06/03/2012 gün, 2010/5778 E, 2012/5170 K sayılı kararlarının da bu doğrultuda olduğu,
Her ne kadar karşı temyiz bulunmamakta ise de, suç vasfının yanlış tespit edilmesinin sanık yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı hususu da gözetilerek, Yüksek Dairenin onama kararının usul ve yaşaya aykırı olduğu kanaatine varılmakla;
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04/04/2012 tarih ve 2010/11169 esas, 2012/8006 karar sayılı onama kararının kaldırılarak,
Sivrice Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2007 tarih, 2007/54 E, 2007/62 K. sayılı hükmünün, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı korunmak kaydı ile CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASI,
İtirazen arz ve talep olunur. ” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 04/04/2012 tarih ve 2010/11169 esas, 2012/8006 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04/12/2007 gün ve 2007/54 esas, 2007/62 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, cezaevinde hükümlü olan kardeşini ziyarete gittiğinde, kardeşine verilmek üzere jandarma görevlilerine teslim ettiği eşyalar üzerinde yapılan aramada, açılmamış sigara paketine gizlenmiş 10,250 gram toz esrar elde edilebilecek maddenin ele geçirilmesinden ibaret eyleminin, TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen başkasına vermek için uyuşturucu madde nakletme ve anılan Kanunun 297/1. maddesinde düzenlenen cezaevine yasak eşya sokmaya teşebbüs suçlarını oluşturabileceği, bu nedenle kanıtları değerlendirme ve fikri içtima hükümleri de gözetilerek hukuki nitelendirme yapmanın ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
./..
-3-
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…