Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28177 E. 2013/15961 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28177
KARAR NO : 2013/15961
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, mahkumiyetine dair Çayeli Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.02.2008 tarih ve 2008/7 esas, 2008/39 karar sayılı hükümlerinin sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 09.05.2012 tarih ve 2010/14369 esas, 2012/11125 sayılı kararıyla;
“Sanığın adli sicil kaydındaki geçmiş hükümlülüklerinin silinme koşullarının oluştuğu gözetilmeden, “daha önce kasıtlı suçlardan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle” biçimindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 tarih ve 2008/154009 sayılı yazısı ile;
“Sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, iki ayrı mahkemeye ait kayıt mevcut olduğu suç tarihi 04/05/2000 olan ilkinin 765 sayılı TCK 510, 59 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olduğu ve bu hükmün 23/10/2002 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşıldığı, suç tarihi 10/03/2001 olan ikincisinin ise 765 sayılı TCK 510, 522, 647 sayılı Yasa 6 maddelerinin tatbiki sonucu verilen 6 ay hapsin tecil edilmesine dair ilam olduğu ve karar tarihinin 08/02/2002 olduğu,
Buna göre ikinci kaydın 765 sayılı TCK 95. maddesi hükmüne göre 08/02/2007 tarihinde mahkumiyet hükmünün vaki olmamış sayılacağı, ancak;
İlk kayda esas teşkil eden suçun hizmet nedeniyle emniyeti suistimal olduğu, yukarıda zikredilen kanun hükmüne göre bu suçun yüzkızartıcı mevattan olduğu ve infaz tarihinden itibaren ancak 10 yıl geçmekle silinebileceği, buna göre silinme tarihinin 23/10/2012 olduğu,
Anlaşılmaktadır;
5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin, “(1) …suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (3) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.”, 19, maddesinin, “Bu Kanun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girer.”
Mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. maddesinin, “Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren; b) Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına mahkumiyetler on yıl içinde, evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin, … talebi üzerine … adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır.”
Hükümlerini haiz bulunduğu görülmektedir.
Dosyamıza konu hükmün verildiği tarih itibariyle ilk kaydın silinme koşulunun süre yönünden oluşmadığının açık olduğu, buna rağmen Özel Dairenin, kaydın silinme şartı oluşmadığı halde, oluştuğundan bahisle kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının Yasa’ya aykırı olduğundan söz ederek, hükmün bu gerekçe ile bozulmasına karar vermesinde isabet bulunmadığı gözlemlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle; Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 09/05/2012 tarih ve 2010/14369 – 2012/11125 sayılı kararının kaldırılması ve sanık hakkındaki hükümlerin onanmasına karar verilmesi,” isteminde bulunulması üzerine, Ceza Genel Kurulu’nun 6352 sayılı Kanunun 99 ve 101. maddeleri uyarınca 10.07.2012 tarihli gönderme kararıyla dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay C.Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 09.05.2012 tarih ve 2010/14369 esas, 2012/11125 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2002 infaz tarihli, 765 sayılı TCK’nın 510. maddesine muhalefetten verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin ilamının, suç tarihi itibariyle silinme koşullarının oluşmadığı ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından,
5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nun Geçici 2., Mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8., 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a. maddeleri ve Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-13 sayılı kararı da gözetilerek, Çayeli Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.02.2008 tarih ve 2008/7 esas, 2008/39 karar sayılı hükümlerinin yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.