Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28214 E. 2013/21134 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28214
KARAR NO : 2013/21134
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda güvenlik tedbiri uygulanmasına dair, Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17/07/2007 gün ve 2007/452 esas, 2007/745 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 19/12/2011 gün ve 2009/27253 esas, 2011/24410 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik sanık …’nun temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2012 gün ve 2012/122454 sayılı yazısı ile;
“Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile sanığın olay tarihinde görevli müştekinin bürosuna giderek kendisiyle ilgili soruşturmanın sonucunu sorduğu, müştekinin verdiği cevaba kızarak” bu işin sonu cinayet ile bitecek, seni Cumhuriyet meydanın da vururum” şeklinde tehditte bulunduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1,53/1,32/1. maddeleri uyarınca karar verilmesi talep olunmuştur. Yargılama aşamasında sanığın savunması ve müştekinin şikayeti alınmış, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan …’nun beyanına başvurulmaksızın, atılı suçu sanığın işleyip işlemediği araştırılmadan ve gerekçeli hükümde bu husus hiç tartışılmadan doğrudan sanık hakkında TCK’nın 32/1. maddesi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca bu kararın dayanağı olan Adana Ruh Sağlığı Hastanesi Baştabipliğinin 26.12.2006 tarih ve 188/15/4-3 sayılı Sağlık Kurulu raporunun da suça konu eylem yönünden yetersiz bulunduğunun gözetilmeksizin hüküm kurulması karşısında, açıklanan hükmün ONANMASI kararının yerinde olmadığı, dolayısıyla, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hükmün ONANMASINA dair kararının kaldırılarak, hükmün BOZULMASINA karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olmakla,
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yüksek Özel Dairenin 19.12.2011 tarih, 2009/27253 E., 2011/24410 K sayılı hükmün ONANMASINA dair kararının kaldırılarak, BOZULMASINA karar verilmesi arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 19/12/2011 gün ve 2009/27253 esas, 2011/24410 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17/07/2007 gün ve 2007/452 esas, 2007/745 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2008 tarih ve 2008/22 E, 2008/80 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığı iddia edilen sanığın, yüklenen suçu işlediğine ilişkin kanıtlar gösterilip tartışıldıktan ve isnad edilen suçu ve tarihini kapsar şekilde sağlık kurulu raporu da aldırıldıktan sonra, suçun sabit olduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/1. ve 57. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.