YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28226
KARAR NO : 2013/24806
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09/04/2008 tarih ve 2007/346 esas, 2008/183 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 11.06.2012 … ve 2010/16114 esas, 2012/14154 sayılı kararıyla;
” 2- Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …, aşamalarda, olay sırasında mağdurların kendisine hakaret ederek saldırdıklarını savunmuş olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/08/2012 … ve 2008/164868 sayılı yazısı ile;
“Bilindiği üzere; haksız tahrik ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak 5237 sayılı TCK 29 maddesinde düzenlenmektedir. Bu düzenlemeyle sanığın, suçu bir haksız eylemin doğurduğu öfke veya elemin etkisi altında kalınarak işlenmesi halinde sanığa verilen cezanın tahrik nedeniyle belli oranda indirimi söz konusu olmaktadır.
Bu durumun dışında sanık ile mağdurlar arasında, karşılıklı haksız davranışlarda bulunulması halinde sanığın, mağdur ile birbirlerine yönelik haksız tahrik oluşturan davranışların, birbirlerine karşı orantılı ve ölçülü bir şekilde olmalı söz konusu eylemlerde öncelik ve sonralık durumları ile birbirlerine etki ve tepki şeklinde gelişip gelişmediği gözönüne alınmalı ve etki ve tepki arasında denge olmalı ve davranışlarda açık bir oransızlık bulunmamalı, sanığın başlangıçta haksız davranışa gösterilen tepkinin açık ve oransız biçimde olduğunun saptanması halinde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sağlanmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın ağabeyi olan …’in siparişlerinin mağdur … tarafından sanığın işyerine götürüldüğü ancak fiyatı pahalı bulunarak sanık …’ın siparişleri almadığı ve malı geri gönderdiği ve mağdur …’ya sinkaflı sözlerle küfür ettiği, mağdur …’nın durumu dayısı olan …’a anlattığı ve …’ın sanık …’ın ağabeyi olan …’ı aradığı ve sanık …’ın haksız eylemlerinden duyduğu rahatsızlığı ve kızgınlığı anlattığı daha sonra sanık …’ın ağabeyi olan … …’ın mağdur …’ın işyerine gelerek sanık …’ın yaptıklarından özür dilediği ve bir süre sonra dükkandan ayrıldığı ve sonrasında sanık …’ın mağdur …’ın işyerine gelerek ele geçirilemeyen tabanca ile ” hepinizin anasını avradını sinkaf ederim , hepinizi vururum, ” diyerek tehditte bulunduğu, daha sonra mağdur …’ın sanık …’ı kolundan tutarak işyerinden dışarı çıkarttığı ve tanıkların araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştıkları sırada, sanığın havaya … ettiği şeklinde gerçekleşen eylemde, sanık …’ın ilk haksız hareketi başlattığı daha sonra mağdur …’ın işyerine giderek sinkaflı sözlerle hakaret ettiği ve silahla tehditte bulunduğu sanık …’ın olay yerinden kaçtığı ve soruşturma aşamasında ifadesinin alınamadığı, ve yargılama sırasında kendisine yönelik mağdurların haksız eylemde bulunduğu konusunda bir anlatımının bulunmadığı,
Sanık …’ın mağdur …’ın işyerinde bulunduğu sırada sanığın haksız eylemlerine karşılık mağdurların gösterdiği tepkilerin ulaştığı boyut ve vehamet gözönüne alındığında, gösterilen tepkilerde bir aşırılık ve oransızlık bulunmadığı, mağdurların eylemlerinin sanık …’ın öfke ve hiddet duygularını artırıcı nitelikte bulunmadığı gözönüne alındığında, sanık hakkında TCK 29 maddesince yazılı tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmelidir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Sanık …’ın yargılama aşamasında yaptığı savunma dışında başkaca savunmasının bulunmaması soruşturma aşamasında herhangi bir ifadesinin alınmaması ve yargılama aşamasında kendisine karşı haksız eylemde bulunulduğuna yönelik bir anlatımımın söz konusu olmaması ve dinlenen tanık anlatımları gözönüne alındığında; mağdurların sanığa yönelik eylemlerinin aşırı ve oransız bir şekilde olmadığı ve sanığın öfke ve hiddet duygularını artırıcı nitelikte bulunmadığı nedenle Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesinin 11/06/2012 … ve 2008/164868 Esas, 2012/14154 Karar sayılı ilamında silahla tehdit suçundan dolayı verilen TCK 29 maddesinde yazılı haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bozma kararının hukuka aykırı olduğu nedenle hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle verilen hükmün onanmasına karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında sanık …’ın yargılama safhası dışında savunmasının bulunmadığı belirtilmiş ise de, sanığın 23.11.2006 ve 08.12.2006 tarihli savcılık ifadelerinin bulunduğu, bu ifadelerinde olay öncesinde alış veriş konusundaki anlaşmazlık nedeniyle …’in işyerinde kendisine hakaret ettiğini, bu hususu görüşmek için dükkanlarına gittiğinde de, …, … ve …’nın kendisine saldırdıklarını belirttiği, tanık …’nün de sanık …’ın darp edildiğine yönelik anlatımının bulunduğu, sanık …’ın 14.05.2008 tarihli temyiz dilekçesinde de, olayın dükkanında kendisine hakaret edilmesi nedeniyle çıktığını buna rağmen hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmadığına itiraz ettiği, sanık hakkında Yargıtay savcılığınca düzenlenen ilk tebliğnamede haksız tahrik hususunun tartışılmaması nedeniyle bozma talep edildiği, temyiz incelemesinde Yargıtay’ın en … görevinin gerekçe denetimi oluşu gözetildiğinde, sanığın haksız tahrik altında hareket ettiğine işaret eden savunmasına karşın, bu hususun mahkeme kararında tartışılmaması nedeniyle, Dairemizin 11.06.2012 … ve 2010/16114 esas, 2012/14154 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.