Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/31574 E. 2013/19841 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/31574
KARAR NO : 2013/19841
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

İnfaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.2.2008 tarih ve 2007/246 esas, 2008/145 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 27.06.2012 tarih ve 2010/22958 esas, 2012/15586 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY’nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğuna uyulmaması,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, ” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2012 gün ve 2008/247027 sayılı yazısı ile;
“…Mahkemenin hüküm fıkrasında sanığın ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat hasıl olmadığını gerekçe göstererek, CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verdiğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğuna uyulmaması gerekçesiyle verilen bozma kararı isabetli görülmemiş ve Yüksek 4. Ceza Dairesinin mezkur BOZMA kararına karşı itiraz yoluna başvurulması zorunluluğu doğmuştur.
Zira, yerel mahkeme hüküm fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekip gerekmediğini değerlendirerek, yeterli biçimde gerekçesini göstermek suretiyle, CMK’nın 231. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6352 Sayılı Kanun’un 99.maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 308.maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca İTİRAZIN KABULÜ ile, Yüksek Dairenizin 27.6.2012 tarih, 2010/22958 esas ve 2012/15586 sayılı BOZMA kararı kaldırılarak, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.2.2008 tarih, 2007/246 esas ve 2008/145 karar sayılı hükmün ONANMASINA,
İtirazımızın kabul edilmemesi halinde ise, 6352 Sayılı Kanun’un 99.maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

./..

-2-

II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, subjektif koşulunun değerlendirilmesine yönelik mahkemece ortaya konulan gerekçelerin hukuka uygun ve yeterli olduğu anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 27.06.2012 tarih ve 2010/22958 esas, 2012/15586 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.2.2008 tarih ve 2007/246 esas, 2008/145 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen infaz kurumuna yasak eşya sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.