YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32522
KARAR NO : 2013/3671
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
Hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 ve 52. maddeleri gereğince 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2007 tarihli ve 2005/67 esas, 2007/775 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.10.2012 gün ve 2012/245272 sayılı istem yazısıyla, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Sanık hakkında savunmasının alınması amaçlı, Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesince 05/12/2005 tarihli ve 2005/6 sayılı kararı ile verilen yakalama kararının infaz edilmediği ve sanığın savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık … hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasında, Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2007 tarihli ve 2005/67 esas, 2007/775 sayılı kararı ile, TCK’nın 125/1 ve 52. maddeleri gereğince 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tebliğ edilen kararın süresinden sonra temyizi üzerine, aynı mahkemenin 02/03/2009 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sorgusu yapılmayan sanık hakkında, adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kurulan mahkumiyet hükmünün, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurup doğurmayacağına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Kanunun 193/1. maddesinde ise, kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanunun ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanun’un 193/2 ve 195. maddelerinde yer verilmiştir.
CMK’nın 195. maddesinde, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi halinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
193. maddenin 2. fıkrasında ise, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler yüz yüze yargılama ilkesinin istisnasını oluşturmakta ise de, somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
İncelenen somut olayda; hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında, savunmasının alınması için, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne yazılan talimatın iade edilmesi üzerine, hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karşın, yakalama kararının infazı beklenmeksizin, 03/12/2007 tarihli oturumda yargılamaya devam edilerek CMK’nın 193/1. maddesinde yazılı olup, savunma hakkı yanında yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan “doğrudan doğruyalık/vasıtasızlık ve yüzyüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına da yönelik bulunan; “hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz” hükmüne uyulmayarak, mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka uygun bulunmamıştır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca; Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2007 tarihli ve 2005/67 esas, 2007/775 sayılı kararının KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere gereğinin mahkemesince yerine getirilmesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.