YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/36165
KARAR NO : 2013/30183
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, … Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 04/03/2008 tarih ve 2008/30 esas, 2008/44 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 30.05.2012 gün ve 2010/16245 esas, 2012/12921 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Adli sicil kaydının silinme koşulları oluşan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde yer alan “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı” biçiminde yasal ve yeterli gerekçeye yer verildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Eyleme ve yükletilen suçlara yönelik sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/11/2012 gün ve 2012/234310 sayılı yazısı ile;
“Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre:
Sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak; :
Mahkemece sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a, 125/4, 62, 52/2 maddeleri gereğince kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken adli gün sayısının 354 gün yerine 355 gün olarak bulunması ve sonuç cezanın da 7.080 TL adli para cezası yerine 7.100 TL adli para cezası olarak bulunup sanığın bu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan bu hükmün düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/05/2012 gün ve 2010/16245 Esas, 2012/12921 karar sayılı ONAMA ilamının KALDIRILMASINA,
3- … Asliye Ceza Mahkemesinin sanık … hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan 04/03/2008 gün, 2008/30 esas ve 2008/44 karar sayılı hükmünün, yukarıda belirtilen düşünceye göre;
Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a, 125/4, 62, 52/2 maddeleri gereğince kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken adli gün sayısının 354 gün yerine 355 gün olarak bulunması ve sonuç cezanın da 7.080 TL adli para cezası yerine, 7.100 TL adli para cezası olarak bulunup sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Mahkeme hükmünün 2-a, b, c, d kısımlarının “Sanığın kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a, 125/4, 62, 52/2 maddeleri gereğince 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına biçiminde değiştirilmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, itiraza konu sanık ve suç yönünden incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 30.05.2012 gün ve 2010/16245 esas, 2012/12921 karar sayılı onama kararının, HAKARET SUÇU YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA,
… Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 04/03/2008 tarih ve 2008/30 esas, 2008/44 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu 354 gün yerine, 355 gün adli para cezası verilerek, sonuç cezanın fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, hakaret eyleminden kurulan hükümde, TCK’nın 62. maddesi ile yapılan indirim sonrası belirlenen gün adli para cezasının “355 gün ” yerine “354 gün” olarak, sonuç cezanın ise, “7.100 TL” yerine, “7.080 TL” olarak belirlenmesi biçiminde DÜZELTİLEREK, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, itiraza konu edilmeyen diğer hükümle ilgili Dairemizin 30.05.2012 gün ve 2010/16245 esas, 2012/12921 sayılı kararındaki hususların aynen bırakılmasına, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.