Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/36166 E. 2013/30382 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/36166
KARAR NO : 2013/30382
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

Yaralama suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Abana Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/04/2007 tarih ve 2006/49 esas, 2007/13 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 07/12/2011 gün ve 2009/19686 esas, 2011/23469 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1-Sanık … hakkında alenen hayasızca harekette bulunmak, yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen alenen hayasızca harekette bulunmak, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Yaralama ve hakaret suçlarından; 5237 sayılı TCY.nın 53/1 -( c ) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
2-Alenen hayasızca harekette bulunmak suçundan,adli para cezasına hükmedilmesi karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, O yer C.Savcısı’nın ve sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “5237 sayılı TCY’nın 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluklarının infaz tamamlanıncaya kadar (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun ise koşullu salıverme tarihine kadar devamına ” biçiminde, temyiz edilen kararın açıklanan ikinci noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak “TCY.’nin 58/6. maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2012 gün ve 2012/248567 sayılı yazısı ile;
“….Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre: Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2, 62, 53 maddeleri gereğince kurulan hükümde, TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken hapis cezasının 3 ay 10 gün yerine, 3 ay 15 gün olarak bulunması nedeniyle sonuç ceza açısından bu hükmün düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.12.2011 gün ve 2009/19686 esas, 2011/23469 Karar sayılı kasten yaralama suçu nedeniyle kurulan DÜZELTİLEREK ONAMA ilamının KALDIRILMASINA,
3- Abana ( kapanan) Asliye Ceza Mahkemesinin sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan 05.04.2007 tarih, 2006/49 Esas, 2007/13 karar sayılı hükmünün, yukarıda belirtilen düşünceye göre;
a-Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2, 62, 53 maddeleri gereğince kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken hapis cezasının 3 ay 10 gün yerine, 3 ay 15 gün olarak bulunup sanığa fazla ceza verilmesi,
b-Yaralama ve hakaret suçlarından; 5237 sayılı TCY.nın 53/1 -( c ) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
a- Mahkeme hükmünün 6-a, b, bölümlerinin “sonuç olarak 3 ay 15 gün “ibaresinin “3 ay 10 gün” olarak değiştirilmesi,
b-“5237 sayılı TCY’nın 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluklarının infaz tamamlanıncaya kadar (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun ise koşullu salıverme tarihine kadar devamına ” biçiminde,
Değiştirilmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
Karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, itiraza konu sanık ve suç yönünden incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 07/12/2011 gün ve 2009/19686 esas, 2011/23469 karar sayılı onama kararının, SANIK …’İN YARALAMA SUÇU YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA,
Abana Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/04/2007 tarih ve 2006/49 esas, 2007/13 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a- TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu 3 ay 10 gün yerine, 3 ay 15 gün hapis cezası verilerek, sonuç cezanın fazla belirlenmesi,
b- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları itiraz yazısına uygun olarak, “yaralama eyleminden kurulan hükümde, TCK’nın 62. maddesi ile yapılan indirim sonrası belirlenen hapis cezasının ‘3 ay 15 gün’ yerine ‘3 ay 10 gün’ ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun ise, sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması” biçiminde DÜZELTİLEREK, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, itiraza konu edilmeyen sanık …’in diğer suçları ve sanık … ile ilgili Dairemizin 07/12/2011 gün ve 2009/19686 esas, 2011/23469 sayılı kararındaki hususların aynen bırakılmasına, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.