Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/36842 E. 2013/30385 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/36842
KARAR NO : 2013/30385
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

Yaralama ve alenen hayasızca hareketlerde bulunmak suçlarından sanıklar …, … ve … hakkında yapılan yargılama sonunda, hayasızca hareketlerde bulunmak suçundan sanıklar … ve …’ın beraatine, yaralama suçundan sanık …’nın mahkumiyetine dair, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24/01/2012 tarih ve 2010/329 esas, 2012/29 karar sayılı hükümlerin, katılan sanıklar … ve … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 02/07/2012 gün ve 2012/16071 esas, 2012/15815 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5320 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesi gereğince hapis cezasından çevrilen adli paralarında kesinlik olmadığı halde mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A) Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE sanıklar … ve …’ın hayasızca hareket suçlarından beraatlerine dair HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre diğer hükümler yönünden yapılan incelemede ;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
Sanıklar … ve …’nun, piknik alanı olarak da kullanılan, etrafta insanların ve sanıklar İsa ile …’nin hayvanlarına baktıkları çadırlarının da bulunduğu, hava alanına yakın olan ve aleniyet unsuru taşıyan yerde cinsel ilişkiye girdikleri, sanık … ve tanık …’nin, etrafta çocuklar olduğunu söyleyerek önce sözlü ikazda bulunduğu, sanık …’in ”gelin sizi de yapayım, ikinize de yeterim” dediği, …’nun ise “orospu sana ne oluyor” dediği, sanık …’nin, çadırından aldığı av tüfeği ile mağdurları korkutmak ve eylemlerine engel olmak amacı ile havaya bir el ateş ettiği, kaynı olan sanık …’ya telefon ederek durumu anlattığı, sanık …’nın, yüzerek derenin öbür tarafına geçip, sanıklar … ve …’in yanına gelerek neden küfür ettiklerini sorduğu, …’in bıçak çekerek hakaret edip İsa’yı kovalamaya başladığı, İsa’nın ise kendisine yönelen haksız saldırıyı, …’e sopa ile vurarak o andaki hal ve koşullarla orantılı olabilecek şekilde engellediği, kabulün de kısmen bu yönde olduğu olayda;
1) Sanıklar … ve … hakkında alenen hayâsızca hareket ve hakaret suçlarından açılan davalarda hükümlülük kararı verilmesi gerekirken yetersiz ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle beraat kararları verilmesi,
2) Alenen hayâsızca harekette bulunan ve uyarı üzerine de hakaret eden sanıklar … ve …’nun eylemlerinin, sanık … yönünden haksız tahrik oluşturduğu, sanık …’nın ise sanık …’in bıçakla saldırısı karşısında meşru savunma altında olduğu gözetilmeden hükümler kurulması,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içeren kasten yaralama suçunda hapis cezası tercih edildikten sonra, 5237 sayılı TCK’nın 50/2 maddesine aykırı şekilde hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi,
Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ite katılan sanıklar … ile … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2012 gün ve 2012/262403 sayılı yazısı ile;
“Sanık … hakkında kasten yaralama suçu temyiz edilmediği ve bu suça yönelik tebliğnamede düşünce belirtilmediği halde bu suç yönünden de incelme yapılması. Bir an bu suçunda temyiz kapsamında olduğu düşünülse bile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan sanığın TCK’nın 86/2, 86/3-e, 35/2 maddeleri gereğince 1 AY 15 GÜN ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına ve 1 AY 15 GÜN ADLİ PARA CEZASININ günlüğünün takdiren 20 TL’den adli para cezasına çevrilmesine ve sanığın sonuç olarak bu suçtan 900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği. Bu durumda seçenek yaptırımlardan hapis cezasının değil adli para cezasının tercih edildiği anlaşılmaktadır. Bu cezanın verildiği tarih itibarı ile de kesin olduğu zira 14.11.2011 tarihinden itibaren doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar adli para cezalarının kesin olduğu 6217 sayılı Kanun’ın 26. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında sanık … açısından bu suçunda temyiz kapsamında olduğu düşünülecek ise temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekirdi. Yine kasten yaralama suçuna yönelik incelemenin katılan sanık … yönünden yapıldığı ancak ilama yazılırken maddi hata sonucu sanık …’ın adının yazıldığı da düşünülmektedir. Bu nedenlerle Daire tarafından aşağıda belirtilen biçimde yeniden karar verilmelidir.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02/07/2012 gün ve 2012/16071 Esas, 2012/15815 karar sayılı BOZMA ilamının 3 numaralı bölümünün KALDIRILMASINA,
3- Kasten yaralama suçuna yönelik temyizin katılan sanık …’ya ilişkin olduğu kabul edilip buna göre inceleme yapılarak bu sanık yönünden yerel mahkemece hükmün kesin olması nedeniyle 08.02.2012 tarihinde verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onanmasına,
4-Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur..” şeklindeki gerekçeyle itirazda bulunulmuş,
21/11/2012 gün ve 2012/262403 sayılı maddi hatanın düzeltilmesi talepli yazı da ise,
“…. Sanıklar … ve … hakkında temyiz incelemesi yapılırken sanıkların beraat ettikleri hayasızca hareket etmek suçundan yukarıdaki bölümde de gösterildiği şekilde, bu suç yönünden HEM ONAMA HEM DE BOZMA KARARI VERİLMESİ,
Bu nedenlerle dairenin kararının aşağıda belirtilen biçimde düzeltilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanıklar … ve … hakkında, beraat ettikleri hayasızca hareket etmek suçundan beraatlerine ilişkin hükmün onanmasına ilişkin A bölümünün Daire ilamına sehven yazılmış olduğu anlaşıldığından bu bölümün ilamdan çıkarılması şeklinde düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle Yüksek Dairenizce verilen maruz kararda, belirtilen maddi hatanın düzeltilmesi hususu takdirlerinize saygıyla arz olunur.” şeklindeki gerekçeyle maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, itiraza ve maddi hataya konu edilen sanıklar ve suçlar yönünden incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosyada; Yerel mahkemenin 24.01.2012 tarihli kararı ile, sanıklar … ve …’ın alenen hayasızca harekette bulunmak ve hakaret suçlarından beraatlerine, sanıklar … ve …’ın yaralama suçundan, katılan sanık …’nın ise, silahla tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın katılan sanıklar … ve … müdafii tarafından, hem … ve …’nın mahkumiyet hükümleri yönünden hem de, sanıklar … ve …’ın alenen hayasızca harekette bulunmak ve hakaret suçlarından beraatlerine ilişkin hükümler yönünden temyiz edildiği, Dairemizce yapılan incelemede, sanık …’ın yaralama suçunun temyiz konusu olmamasına karşın, bu suçla ilgili bozma kararı verildiği, sanık …’nın yaralama eyleminden verilen cezanın hüküm tarihi itibariyle kesin olup, mahkemece temyiz isteminin reddi kararı verilmesine karşın, esastan incelendiği ve sanıklar … ile …’ın alenen hayasızca harekette bulunmak eylemlerinden kurulan hükümle ilgili bozma kararı verilmesine karşın, hükmün (A) bendinde, yazım yanılgısı sonucu ayrıca beraat kararı verilerek çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 02/07/2012 gün ve 2012/16071 esas, 2012/15815 karar sayılı, sanık … ve … hakkındaki YARALAMA SUÇLARINA İLİŞKİN BOZMA KARARLARI ile, sanıklar … ile …’ın alenen hayasızca harekette bulunmak suçundan kurulan BERAAT HÜKÜMLERİNİN ONANMASI VE BOZULMASINA DAİR KARARLARIN KALDIRILMASINA,
Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24/01/2012 tarih ve 2010/329 esas, 2012/29 karar sayılı hükümlerin yeniden incelenmesi sonucu;
a-Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olması,
Nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı, sanık … müdafii tarafından yapılan itirazın, itiraz yazısına uygun olarak REDDİNE,
b-Sanıklar … ve …’ın alenen hayasızca harekette bulunma eylemlerine yönelik temyize gelince:
Katılan sanıklar … ve … ile tanıklar …, … ve …’ın aşamalardaki anlatımlarında; sanıklar … ve …’nun, piknik alanı olarak da kullanılan, etrafta insanların ve sanıklar İsa ile …’nin hayvanlarına baktıkları çadırlarının da bulunduğu, hava alanına yakın olan ve aleniyet unsuru taşıyan yerde, bira içtikten sonra cinsel ilişkiye girmeye başlamaları üzerine, sanık … ve tanık …’nin, etrafta çocuklar olduğunu söyleyerek önce sözlü ikazda bulunduğu, sanık …’in ”gelin sizi de yapayım, ikinize de yeterim” dediği, …’nun ise “orospu sana ne oluyor” diyerek karşılık vermesi üzerine, sanık …’nin, çadırından aldığı av tüfeği ile mağdurları korkutmak ve eylemlerine engel olmak amacı ile havaya bir el ateş ettiğinin belirtilmesi karşısında; bu ifadeler yöntemince tartışılıp irdelenmeden, yasal olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan sanıklar … ve … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, itiraz yazısına uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Temyize konu edilmeyen sanık …’ın yaralama eylemine yönelik Dairenin bozma kararı kaldırıldığından, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, itiraza konu edilmeyen hakaret ve silahla tehdit suçları ile ilgili Dairemizin 02/07/2012 gün ve 2012/16071 esas, 2012/15815 sayılı kararında yer alan diğer hususların aynen bırakılmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.