YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5637
KARAR NO : 2013/24759
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Aynı Kanunun 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması ve incelenen dosyada, sanığa yükletilen suçun kişilere karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması; bozma öncesi kararda “sanığa verilen cezanın, sanığın geçmişi, suç işleme konusundaki eğilimi gözönünde bulundurulduğunda, cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememize vicdani kanaat hasıl olduğundan sanığa verilen cezanın takdiren TCK’nın 51. maddesi gereği ertelenmesine” hükmedilmesi ve bozma sonrası duruşmaya sanığın bizzat katılmaması karşısında, “sanığın katılanın fiilden … zararlarını karşılamadığı anlaşıldığından ve duruşmadaki tavır ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği kanaati hasıl olmadığından” biçimindeki erteleme gerekçesi ile çelişen ve kanuni olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
27/09/2006 tarihli duruşmada, sanığın bizzat savunmasını alıp, onun tutum ve hareketlerini doğrudan gözlemleyen hakim tarafından, “sanığın duruşmadaki tavrı ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda, yeniden suç işlemeyeceği kanaati hasıl olmadığı” şeklindeki gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin, CMK’nın 231/6-c maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu,
Sanığın “geçmişi, suç işleme eğilimi” göz önüne alınarak, TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme kararının verilmesi nedeniyle de, her iki uygulamanın gerekçeleri arasında bir çelişkinin oluşmadığı,
Anlaşıldığından, usul ve Kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle, … çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.