YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11301
KARAR NO : 2013/16939
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/4. maddesindeki “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca, mücavir alanda suçun oluşmayacağı gözetilerek, suça konu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 231/5. maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan Kanun maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14. maddesindeki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
b) TCK’nın 50/1-d maddesinde öngörülen “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımının uygulanabilmesi için, sanığın yeniden suç işlemesini teşvik eden veya kolaylaştıran sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle işlenen suç arasında bir bağlantının bulunması gerektiği gözetilmeden, imar kirliliğine neden olma suçuyla alkollü içki içilen yerler arasında kanunun aradığı anlamda ne şekilde bir bağın bulunduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle anılan tetbirin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, karşı temyiz olmadığından yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.