YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15164
KARAR NO : 2014/32551
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
Tebliğname No : 12 – 2012/106749
MAHKEMESİ : Bingöl(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/02/2012
NUMARASI : 2011/105 (E) ve 2012/110 (K)
SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, suç tarihinde karışmış olduğu bir olaydan dolayı hakkında işlem yapmak isteyen görevli polis memurlarına söylediği kabul edilen “siz kimsiniz, ben Bakan akrabasıyım, beni bir yere götüremezsiniz” şeklindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşturmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun düşünülmemesi,
3- Kabule göre de;
a) Hakaret suçunda sonuç hapis cezasının 1 yıl 2 ay 17 gün yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 4 ay 17 gün olarak belirlenmesi,
b) TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık O.. H.. ve müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.