YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15916
KARAR NO : 2014/1006
KARAR TARİHİ : 16.01.2014
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30/09/2010 tarih ve 2009/92 esas, 2009/593 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 25/03/2013 gün ve 2012/36005 esas, 2013/8239 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2013 gün ve 2010/293677 sayılı yazısı ile;
“İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; Suç tarihinde onsekiz yaşını bitirmemiş suça sürüklenen çocuk …’ın hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan tayin olunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusuna ilişkin yasal düzenlemeye bakıldığında;
5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Adli para cezasının infazı” başlıklı 106. maddesinin 4. fıkrası; “ Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilmez. Bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır.”
Aynı Maddenin 11. fıkrası ise, “ İnfaz edilen hapsin süresi, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir.” hükümlerini içermektedir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıda gösterilen yasal düzenlemelere göre, on sekiz yaşını bitirmemiş sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine imkan bulunmamaktadır.
İncelemeye konu dosyaya bakıldığında, nüfus kayıt örneğine göre 13.02.1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.12.2008 tarihinde on sekiz yaşını bitirmemiş olduğundan, çocuktur. Bu nedenle, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrası hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında tayin olunan 3.000,00 Türk lirası adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına dair yerel mahkeme kararı yasaya aykırıdır.
Özel Dairenin, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün, çocuk olan sanık hakkındaki adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar vermesi yerine yazılı şekilde onama kararı vermesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İtirazın CMK 307/son ve 308. maddeler gereğince KABULÜ ile;
2-Yukarıda açıklanan nedenle; Dairenizin, 25/03/2013 gün ve 2012/36005 Esas, 2013/8239 karar sayılı onama kararının kaldırılması,
3-Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2010 gün ve 2009/92 esas, 2009/593 sayılı kararının bozulması,
Ancak, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 332. maddesi uyarınca “para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına’ dair düzenlemenin karardan çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi,
4-İtirazın, Dairece yerinde görülmemesi halinde ise de, dosyanın, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 25/03/2013 gün ve 2012/36005 esas, 2013/8239 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30/09/2010 tarih ve 2009/92 esas, 2009/593 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 106/4. madde ve fıkrasında “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, “ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.