YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24796
KARAR NO : 2014/31319
KARAR TARİHİ : 31.10.2014
Tebliğname No : 4 – 2013/28648
MAHKEMESİ : Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/11/2012
NUMARASI : 2012/795 (E) ve 2012/1151 (K)
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 184/5. maddesinin uygulanabilmesi için kaçak yapıyı kendisinin eski hale getirmiş olması, ya da belediyece yıkılmış olması halinde buna ilişkin masrafları ödemiş olmasının gerekmesi, yargılamaya konu olayda kaçak yapının katılan Belediye tarafından ortadan kaldırılması karşısında, sanığın yıkım masraflarını ödeyip ödemediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayini yerine, eksik kovuşturmayla düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan M.. B.. vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Ruhsatsız binanın, belediyenin ihtarı üzerine yıkılması karşısında, buna ilişkin masrafların ödenmiş olmasının TCK’nın 184/5. maddesinin uygulanması bakımından bir önemi bulunmamaktadır.
TCK’nın 184/5. maddesi uyarınca ruhsatsız binayı kişinin kendisinin veya kendi isteği üerine belediyenin yıkması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, sanığın yıkma talebi olmadan belediyenin ihtar ederek sanığın istemi dışında
binayı yıkması durumunda, sonradan belediyeye yıkım masrafları ödense bile sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin 184/5. madde hükmünün uygulanması mümkün değildir. Zira ruhsatsız binanın yıkılması, sanığın iradesiyle ve eyleminden duyduğu etkin pişmanlık nedeniyle değil, belediyenin imara aykırılığı onun istemi bulunmadan gidermesi nedeniyle gerçekleşmektedir.
Bu nedenlerle düşme kararı yerinde değil ise de, düşme kararının, sanığın yıkım masraflarını ödeyip ödememesiyle değil, yıkım öncesinde ruhsata uygun hale getirme ya da kendi isteği üzerine belediyece yıkılması ile ilgili bulunduğundan, sayın çoğunluğun bozma kararına değişik gerekçeyle katılamıyorum.