YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25759
KARAR NO : 2015/40478
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/285267
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2011
NUMARASI : 2011/204 (E) ve 2011/579 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, iddianamede sanık A.. U.. hakkında O.. B..’e yönelik hakaret ve tehdit, Sanık O.. B.. hakkında A.. U..’a yönelik yaralama ve sanık M.. B.. hakkında A.. U..’a yönelik yaralama suçlarından dolayı dava açılmasına rağmen, atılı suçlardan hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde hükümlerin kurulabileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
A) Yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliklerine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez oldukları anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddeleri uyarınca, katılan sanıklar A.. U.. ve Ü.. U..’ın, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B) Diğer hükümlere yönelik temyiz incelemelerinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar A.. U.. ve Ü.. U..’a yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. U.. ve Ü.. U..’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılarak DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanıklar M.. B.., İ.. B.. ve O.. B.. hakkında verilen beraat kararlarının temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Trafikte yol verme meselesi nedeniyle çıkan tartışmada, katılan … ile sanık .. karşılıklı hakaretleşmelerinden sonra birbirlerini darp etmeleri ve ardından olayı gören sanık .. oğulları olan sanıklar … ve .. da katılan .. yönelik yaralama eyleminde bulunmaları şeklinde gelişen olayda, sanıklardan .. yaralama ve hakaret ile diğer sanıklar .. ve ..ma eylemleri bakımından TCK’nın 29 ve 129. maddeleri uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmeden, yetersiz gerekçeyle meşru savunma nedeniyle her üç sanık hakkında ayrı ayrı beraat kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar A.. U.. ve Ü.. U..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.