Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/29323 E. 2015/39954 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29323
KARAR NO : 2015/39954
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

Tebliğname No : 8 – 2013/55755
MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2012
NUMARASI : 2012/64 (E) ve 2012/704 (K)
SUÇLAR : Yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, tehdit, yaralamaya teşebbüs

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, suçtan zarar gören ve sanıklar Y.. K.. ve C.. K..’tan şikayetçi olan müşteki E.. G..’ın davaya katılmak isteyip istemediği sorularak bu konuda bir karar verilmemiş ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı dikkate alınıp CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müştekinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
1-Tehdit suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizde sanığın hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan E.. G..’ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Diğer hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a)Sanık E.. G..’a yükletilen yaralama, yaralamaya teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık E.. G..’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresinin çıkartılarak DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
b)Sanıklar Y.. K.. ve C.. K.. hakkında yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin de usul ve Kanuna uygun olduğu,
Anlaşıldığından katılan E.. G..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.