Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/30445 E. 2015/40231 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30445
KARAR NO : 2015/40231
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/402585
MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2011
NUMARASI : 2011/474 (E) ve 2011/673 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Hakaret ve yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar O.. Ü..,T.. Ü.. ve T.. Ü.. müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Tanklar Ş.. A.. ve A.. K..’ın sanık O..’un, katılanan yüzüne vurup hakaret ettiğini, bu sırada sanık T..’in, kardeşi olan sanık O..’u tuttuğunu, diğer sanık T..’un da kendilerini tutmaya çalıştığını beyan etmeleri , eylemleri durdurmaya ve tarafları ayırmaya çalışan sanıklar T.. Ü.. ve T.. Ü..’ın katılana hitaben “bu senin iyi günlerin,kötü günlerini göstereceğiz” biçiminde sözler söylemesini gerektiren bir neden bulunmadığı gibi, bu sözleri söylediklerinin de kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık O.. Ü..’ın TCK’nın 106/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, diğer sanıkların tehdit eylemini birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilerek aynı kanunun 106/2-c maddesi gereğince hükümlülük kararları verilmesi, kanuna aykırı,
b-Sabıkasız olan sanık T.. Ü..’ın yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek pişmanlığı ve tekrar suç işlemeyeceği kanaati ile cezasının ertelenmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinde öngörülen yasal ölçütler tartışılıp değerlendirilmeden, “suç işleme eğilimi ve olumsuz kişiliği” biçimindeki gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek, çelişkiye neden olunması, kanuna aykırı ,
c-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar T.. Ü..,O.. Ü.. ve T.. Ü.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.