Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/30565 E. 2015/40063 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30565
KARAR NO : 2015/40063
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/403877
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/09/2011
NUMARASI : 2011/327 (E) ve 2011/1144 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen tehdit, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık A.. A..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 15/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Sanığın katılana yönelik yaralama ve tehdit eylemi sırasında sarf ettiği “ulan” ibaresinin bizatihi hakaret kastıyla söylenmediği, gerçekleştireceği yaralama ve ölümle tehdit eylemini pekiştirme ibaresi olduğu, tek başına hakaret suçunu oluşturmayacağı, sanığın eyleminin bir bütün olarak “Ulan ben sana bu işyerine gelme, öldürürüm seni” sözleri ile katılana tokat vurarak yere düşürdükten sonra tekme ile yaralaması şeklindeki oluş ve iddianamedeki vasıflandırma karşısında Yerel Mahkemenin sanığın sinkaflı küfürlerle hakaret ettiği şeklinde kabulünün dayanaksız olduğu,
Bu nedenle hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sübut bulmadığı düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun Onama düşüncesine katılamıyorum

Muhalif Üye