Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/35976 E. 2014/35117 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/35976
KARAR NO : 2014/35117
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/80577
MAHKEMESİ : Silivri Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/11/2011
NUMARASI : 2010/214 (E) ve 2011/186 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmesi için, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Avukat olan sanığın ceza evinin girişinde, x-ray cihazının uyarı vermesi üzerine üç-dört kere geçmek durumunda kalması ve kendisine kaba davrandığını düşündüğü infaz koruma memuru olan katılana karşı, “sen kim oluyorsun, gardiyan değilmisiniz, hepiniz aynisiniz” demekten ibaret eyleminin, nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık E.. Ş..’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.