Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/37646 E. 2014/21462 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/37646
KARAR NO : 2014/21462
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,sanığın adli sicil kaydına göre, TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi gerekirken, aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı biçimde hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın, …Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben verdiği şikayet dilekçesi ile idari yaptırıma itiraz dilekçelerinde, mağdur Emniyet Müdürü hakkında yer alan ” Atatürk’ün çağdaş anlayışına düşman,…. gerici anlayışa dikkat edilmesi gerekir” şeklindeki sözlerin, TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Sanığın, işletmekte olduğu … adlı eğlence yeri hakkında gürültüye neden olmaktan dolayı idari yaptırım kararı uygulanması üzerine, İlçe Emniyet Müdürü hakkında, görevi kötüye kullandığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 04.07.2007 tarihli şikayet dilekçesinde yer alan; “Atatürk’ün çağdaş anlayışına düşman … Önce gerici ve çağdışı bir anlaşıyla …, tam anlamıyla çağdışı ve gerici bir anlayışın ürünü…“ şeklindeki ifadeleri, mahkemece, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte bulunarak mahkumiyet kararı verilmiştir.
Kamu görevlileri görevlerini layıkıyla yerine getirebilmeleri için kamu güvenine sahip olmaları gerekmektedir. Böylece asılsız suçlamalara karşı korunabilirler. Dilekçe sahipleri bireylerin- kamu görevlilerinin şeref ve haklarının korunmasına yönelik konulmuş sınırlara da dikkat etmelidir. Kamu görevlilerinin kabul edilebilir eleştiri sınırı sade vatandaşlar gibi görülmese de siyasetçiler için kabul edilen eleştirel sınırı kadar da geniş değildir. Sanık iddianameye konu sözlerle eleştirilerini “Atatürk düşmanlığı, gericilik, çağdışılık, ılımlı islam devleti yaratmak isteyenlere yardım” kavramları üzerine oturtmuştur. Bu ifadelerle kamuoyunun emniyet mensubu olan mağdurun performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik ifadeler kullanmıştır.
Bu kavramları emniyet mensubu mağdurun değersizleştirilmesi amacıyla kullandığı açıktır. Dilekçedeki ifadeler şikayet hakkının kullanılmasından ziyade mağduru itibarsızlaştırmaya yönelik değer yargıları içermektedir.
Bu nedenlerle yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.