YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/39322
KARAR NO : 2014/23405
KARAR TARİHİ : 30.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, birden fazla kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnmiş olmasına karşın, TCK’nın 43. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Bozmadan önceki hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği önceki hükümde cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmediği halde CMUK’nın 326/son maddesine aykırı olarak 58. maddenin, hakaret suçunun karakol içinde gerçekleşmesi nedeniyle de olaydan uygulama yeri olmayan TCK’nın 125/4. maddesinin tatbik edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasından hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesi ile her iki hükümde tekerrür ve denetimli serbestliğe ilişkin kısımların çıkarılması, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.