YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/40244
KARAR NO : 2014/32878
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
Tebliğname No : 8 – 2013/172527
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2013/37 (E) ve 2013/119 (K)
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık K.. K..’ın aşamalardaki anlatımlarında, olay gecesi, sanığın, arkadaşlık edip ayrıldığı mağdur Gizem ile konuşmak istediği, mağdurun ise ayrıldıklarını söyleyip sanığı iterek elinden kurtulduğu, bunun üzerine kendisinin mağdurla birlikte binanın girişine doğru yürüdükleri sırada arkalarından silah sesleri geldiği ve dönüp baktığında sanığın elindeki siyah renkli bir tabancayla havaya doğru ateş ettiğini gördüğüne dair beyanlarda bulunması, mağdur Gizem’in ise, arkasını dönmese de ateş edildiğinde olay yerinde olduğu ve silah seslerini duyduğuna dair anlatımları karşısında, sanığın eyleminin, bir bütün halinde, TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve aynı Kanunun 170/l-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu gözetilerek, anılan Kanunun 44. maddesi uyarınca, sadece en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen ve kanuni olmayan gerekçeyle, aynı Kanunun 170/1-c maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
2-19.12.2006 tarihli kararda, tayin edilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek tedbirlerden adli para cezasına çevrilmesi suretiyle sanığın 3.600 TL adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmesi ve kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozma sonrası sanık aleyhine hüküm kurulamayacağından, CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan incelemeye konu kararda, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın hapis cezasına mahkumiyetine karar verilerek 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık M.. K.. ve müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, 19.12.2006 tarihli ilk karar yalnızca sanık lehine temyiz edildiğinden, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.