Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/41904 E. 2014/35283 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/41904
KARAR NO : 2014/35283
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/121927
MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2012
NUMARASI : 2010/514 (E) ve 2012/64 (K)
SUÇLAR : Şantaj, hakaret, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın internet ortamında tanıştığı, sonrasında bir kaç kere yüz yüze görüştüğü katılan adına sosyal paylaşım sitesi facebookta hesap açıp, birlikte çektirdikleri samimi pozlar içeren fotoğrafları orada yayınlamaktan ibaret eyleminin, TCK’nın 134. maddesine uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek anılan kanunun 243. maddesine göre mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanığın internette tanışıp arkadaşlık yaptığı katılanın, Siverek’teki evine gelip 1 hafta yanında kaldığını ve istemesi üzerine kendisine 5.000 TL borç verdiğini, sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı fotoğrafları da katılan yanına geldiğinde çektirdiklerini, daha sonra bir kere de katılanın daveti ile yanına gittiğini ve görüştüklerini, borç verdiği parayı geri istediğinde katılanın vermediğini, araları bozulunca katılanın kendisini şikayet ettiğini savunması, katılanın beyanından da sanığın anlatımına uygun bir ilişki olduğunun anlaşılması karşısında, katılanın çelişkili anlatımları dışında, sosyal paylaşım sitesinde fotoğrafları yayınlayan sanığın, istediği parayı vermezse benzer işlere devam edeceğini söyleyerek şantaj suçunu işlediğine ilişkin delillerin neler olduğu gösterilmeden ve sanık lehine oluşan şüphenin ne suretle ortadan kaldırıldığı açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Sanığın soruşturma aşamasında, telefon görüşmesi sırasında katılanla birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerini savunması karşısında TCK’nın 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Kabule göre de, şantaj suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası verilerek ertelenmesi karşısında, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin belirlenen hapis cezasından az olamayacağı gözetilmeden, 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık E.. A..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.